• bugün (1)
  1. rüştü şardağ bir akşamüstü fehmi tokay'ı ziyarete gidiyor. fehmi bey kapıyı açıyor ama evden çıkmak üzere hazırlandığını görünce rüştü bey mahcup oluyor. eski istanbul'da türk müziği fasılları evlerde, konaklarda ve şehrin ileri gelenlerinin belirlediği mekanlarda yapılırmış, fehmi bey de böyle bir toplanmaya gitmek üzere hazırlanmış. bu rastlantı üzerine rüştü şardağ'ı da ısrar kıyamet davet ediyor. musıkî başlamadan önce misafirlere enfes yemekler, tatlılar ve nihayet kahveler ikram edilirmiş. bir osmanlı geleneği olarak kahvelerin dağıtımına evin hanımı nezaret edermiş. o gece gittikleri evin hanımını pek hoş, pek latif bulmuş rüştü şardağ. ondan mülhem şu şiiri yazıvermiş:
    "benzemez kimse sana, tavrına hayran olayım
    bakışından süzülen arzuna kurban olayım
    lûtfuna ermek için söyle perişan olayım
    hüsnüne ermek için söyle perişan olayım"
    fehmi bey de şiiri bestelemiş. fakat "arzu" kelimesi pek şuh duyulmuş olacak ki "işve" ile değiştirilip okunmuş. alışık olduğumuz üzre müzeyyen senar'dan değil, orijinal besteye sadık okuyuşuyla bekir sıtkı'dan dinliyelim bu defa.
    https://youtu.be/ci2pe08q61M?si=SS4gUrEVFTJBcxxE
   tümünü göster