güz sonatı. bunalıma girmedim tabii ama ilk izlediğimde hüngür şakır ağladım. geçenlerde tekrar izledim, bu sefer daha mesafeli olurum düşüncesiyle. ilk izleyişte dikkat etmediğim yan hikayeleriyle hâlâ favorilerimde. sinematografik başarısı bir yana kurgusu ve senaryosuyla da tam bir başyapıt. anne charlotte ve kızı eva'nın arasındaki kırılgan ve gergin ilişki, anne-kız rollerini sahiplenememeleri çok içten anlatılmış. eva'nın çocuğunu kaybetmesi ve kocasının ona duyduğu sevgi dahil hiçbir sevginin gerçek olmadığını düşünmesi, aynı evin içinde çok sarsıcı bir yalnızlığı paylaşmalarına sebep oluyor. oysa viktor eva'yı ne çok seviyor.