• bugün (1)
porfiri petrovic

porfiri petrovic

birinci nesil ogul
7 şubat 2026 tarihinde katıldı
60entry
24başlık
  • sözlük yazarlarının en sevdiği şiirler
    akşamın acı su karanlığı içinden
    soğuk kadife teması yalnızlığın
    şuh bir kahkaha balkonun birinden
    gizli işareti midir bir başlangıcın

    sevmek için geç ölmek için erken

    başbaşa çay elele yürümek derken
    boğaz vapurları mı iskele sancak
    telefonda kaybolmak sesini beklerken
    insan insanı yeniler doğrudur ancak

    sevmek için geç ölmek için erken

    içimdeki gökkuşağı besbelli neden
    bulutların içinden kuşlar yağıyor
    bir şiire başlarsın birini bitirmeden
    hiç kimse gözlerine inanamıyor

    sevmek için geç ölmek için erken

    sevmek sevildiğini bile farketmeden
    yaklaştıkça ölüm soğuk bir yağmur gibi
    sevmek zehir zemberek ve yürekten
    gecikerek de olsa vuruşur gibi

    sevmek için geç ölmek için erken

    Attila ilhan
    porfiri petrovic 01.07.2026 21:42
  • sözlükçülerin favori 90 lar pop şarkıları
    https://youtu.be/pEmXOGgbkS4?si=M7pAp_V_WtJ4gOJB

    Dön-göksel
    porfiri petrovic 28.06.2026 23:41
  • sözlükçülerin en sevdiği hikayeler
    ebemin hikâyesi

    ıhlamura avdetten sonra geçirdiğim ilk kışa ait en kuvvetli hatıralarımdan biri de iki üç gece misafir gelen ebem servet hanım'ın anlattığı bir hikâyedir.

    hafızamda o kadar derin hatlarla menkuş kaldı ki yazı hayatımın başlangıcında yevmi bir akşam gazetesine hikâyeler yazarken bunu da bir hikâye şeklinde yazmıştım ve bu hakikaten, bir çocuk hafızasından artık silin- meyecek kadar ürkünç bir şeydi ve çocuklara söylenecek bir şey değildi.

    o halde diyeceksiniz senin yanında niçin anlattılar?

    ancak hikâyeyi söyleyen de dinleyenler de beni derin bir uykuya dalmış sanıyorlardı.

    zira âdet edinmiştim: akşam yemeği yendikten bir çeyrek falan geçer geçmez gözlerimi kapayıp uyuklama taklitlerine başlar, bir müddet sonra da alelekser büyükannemin dizi dibinde kendimden güya tamamen ge- çiverirdim. lakin hizmetçiler beni kucakla- rına alıp yatak odasına götürmek isteyecek olurlarsa gözlerimi derhal açıp artık bir türlü uyumazdım. bu sebeple, benim kendimden geçtiğime hükmedince, büyükannem yavaşçacık dizinden kaldırarak kanepenin üzerinde evvelden hazırlanmış bir yere yatırtırdı ve odadakiler, kendilerinin gidip yatacakları zamana kadar, benim mışıl mışıl uyuduğuma emin olarak sohbete koyulurlardı.

    bilahare kanepe üzerinde hakikaten de uyurdum. temin olunuz nasıl ve ne zaman alınıp yukarı kattaki odaya götürüldüğümü ve yatağa yatırıldığımı hiç bilmezdim. ama ne olursa olsun, uyuyakalıncaya kadar yine türlü havadis işitir, pek çok yerini adamakıllı anlayamadığım türlü şey öğrenir, garaip ve esrar dolu hikâyeler dinleyip beklerdim.

    işte dünyaya geldiğim andan bahsederken görmüş gibi tombulluğunu, yuvar yu- varlığını ve süse düşkünlüğünü anlattığım ihtiyar ebemin hikâyesini de sahte bir uyku ile böyle hareketsiz, lakin korkudan gizli ihtilaçlar geçirerek dinledim.

    kışın en azgın günleri içinde idik, dışarıda herhalde kar yağıyordu ve büyük bir rüzgâr eski ve ahşap evi sarsıyor, adeta bağıra bağıra camları yumrukluyor, edebiyat yapmaya kalksam derdim ki bu hikâye ile sanki ev de heyecanlanıyor, heyecandan galiba o da ürperiyordu. hikâyeyi bütün varlığımı o kadar vererek dinlemişim ki, aradan uzun seneler geçtiği halde ebemin tatlı ve biraz kısık sesiyle anlattıklarını hemen harfiyen, hemen hiçbir cümlesini değiştirmeden bu sayfalara yazıyorum.

    tam otuz üç sene oluyor. daha üç yıllık ebeydim. aynıyla bu geceki gibi pek sert, pek soğuk bir kış gecesiydi. henüz yatağıma gir- miştim, daha içim geçmemişti bile. evin kapısında bir arabanın büyük bir gürültü ile gelip durduğunu ve kapının hızlı hızlı çaldığını du- yarak derhal kalktım. o tarihte unkapanı taraflarında oturuyorduk. anneciğim de daha sağdı. ben hırkamı yarı giymiş yarı giymemiş bir halde sofaya çıkınca aşağıdan sesi geldi.

    "servet, servet! hemen hazırlan kızım!" buyurdu.

    zaten bir yere çağırıldığımı ve hatta at- ların çıkardığı seslerden gelen arabanın bir konak arabası olduğunu anlamıştım. "nereye, niçin?" diye sormak tabii hatırıma gelmedi. davet karşısında lakırdı etmeye, sual sormaya da zaten vakit olmaz ki! kaşla göz arasında hazırlandım. daha yaşmak ve ferace zamanı. dün gibi hatırımdadır: yavruağzı bir ferace yaptırmıştım, onu giydim, yaşmağımı yaptım, takımlarım zaten hazır. hemen indim. taşlıkta, gayet temiz giyinmiş bir harem ağası ayak- ta bekliyordu. beni görür görmez telaş içinde "aman ebe hanım, derhal gidelim!" dedi ve koluma girip çantamı da elimden alırken, anneme "allahaısmarladık" dememe bile imkân bırakmadan beni dışarıya çıkardı ve kupa arabasının içine bindirerek kendi de arabacının yanına çıkıp oturdu.

    seslerden tahmin etmiş olduğum gibi, bu mükellef bir konak arabasıydı. derhal de yola düzüldü. nereye gideceğini ne ben sordum ne de arap söyledi. dörtnala gidiyoruz, pencereler buğulanmış, dışarısı belli olmuyor, hiçbir ışık görünmüyordu. zaten buğulanmasa da görünmezdi ya. o zamanlar, ezan vaktini bir saat geçince sokaklar zifiri karanlık oluyordu. bu minval üzere ne kadar zaman gittik bilmem. soğuktan da uykum açılmıştı. birdenbire araba durdu. haremağası arabanın yanındaki yerinden inerek kupanın kapısını açtı. bir saniye geldik sandım. fakat haremağası başı- nı arabanın içine sokarak "ebe hanım, gözlerini bağlayacağım" dedi.

    şaşkın ve korku ile "aaa!" diye bağırdım. fakat arap gayet sakin bir sesle ilave etti.

    "gürültüye lüzum yok, kadınım. zaten ne kadar bağırırsanız bir faydası olamaz. kır ortasındayız. fakat müsterih olun kılınıza za- rar gelmeyeceği gibi istediğinizden fazla da mükâfat ve ihsan göreceksiniz!"

    simsiyah bir gece idi. dışarıya baktım: hakikaten kırlar ortasında indik. acaba kâğıthane taraflarında mıyız, diye düşündüm. kar yağıyor, göz gözü görmüyor ve hiç- bir taraftan ses gelmiyordu. karşıdaki arap zebella gibi bir şey, ben çelimsiz, ufak tefek bir kadın: mani olmamın imkânı yoktu. zenci
    sımsıkı gözlerimi bağladıktan sonra "şak!" diye kapıyı kapayarak yerine çıktı ve kamçı şakladı, yine yola koyulduk. bir hayli müddet sonra araba tekrar durdu, kapı tekrar açıldı. elimden tutup "buyurun" diyerek indirdiler ve koltuklarıma girerek yürüttüler. fısıltıya benzeyen sesler duyuyordum. herhalde gelmiş olacaktık.

    koltuklarımdan hep tutulduğum halde, belki bir bahçe geçtik. sonra kardan ıslanmaz, soğuktan üşümez oldum. galiba ılık taşlardan, sıcak sofalardan geçirildim. yumuşak ha- lılara basarak merdivenlerden çıktım. sonra birden gözlerimi açtılar. o zaman duyduğum hayreti hâlâ tarif edemem. senelerden beri bu kadar yerlere girip çıktım. birkaç şehzade sultan dairesinin ebesiyim. hâlâ gözlerim açılınca gördüğüm bu odadaki ihtişamı bir yerlerde göremedim diyebilirim. size dille tarif edemem ki!

    hani masallarda hint padişahının, peri padişahının zümrütlerle, yakutlarla süslü da- irelerini anlatırlar ya! işte o dairelere yakışa- cak cesim bir oda. ve büyük incilerle işlenmiş mükellef bir yatakta sarışın ve pek genç bir kadın yatıyor, başucunda da tıpkı kendisine benzer, kız gibi sarı saçlı ve mavi gözlü bir güzel bey ayakta duruyordu. kadının ağrıları başlamıştı bile. hakikaten vaktinde gelmiştik.

    epeyi zahmetten sonra, sabaha karşı altıntopu gibi bir erkek çocuğu dünyaya geldi. genç beyle zevcesi yavruyu uzun uzun öptüler fakat bir dakika geçince bey bebeği orta yaşlı bir kalfaya uzatıp emretti.

    "hemen bugün iç harem bahçesinin bir kö- şesine gömsünler."

    put gibi donup kalmıştım. sonra gayet sa- kin bir eda ile zavallı yavruyu alıp çıkmaya ha- zırlanan kalfanın ellerinden küçücük mahluku ne yaptığımı ve ne yapacağımı kestiremeden, adeta gayr-i şuurî bir hareketle kapmak iste- dim. o narin, ince ve sarışın bey demir gibi

    bir elle kolumdan çekti ve birden sertleşen bir sesle "ebe hanım, dikkat et, vazifen olmayan şeylere karışma!" dedi.

    sonra, cebinden kırmızı, atlas bir kese çı karıp uzatarak ilave etti.

    "buyurunuz. geldiğiniz gibi götürecekler. fakat annenizden bu gördüklerinize dair bir tek laf duyulacak olursa, akıbetiniz pek vahim olur. bunu da böylece biliniz!"

    korkudan ve dehşetten bayılacak bir hale gelmiştim, bir cariye koluma girdi ve lohusa odasından beni adeta sürükleyerek çıkardı. yaşmağımı yapıp feracemi giydikten sonra, gözlerimi tekrar bağladılar ve koltuklarıma girerek yeniden sofaların geçirip, merdivenler- den indirip arabaya bindirdiler.

    eve hasta geldim ve tam bir hafta hasta yattım. hâlâ, o gece hatırıma geldikçe tüyle- rim ürperir. o bir kız gibi güzel simayı ve kibar beyin masum yavruyu, yüzde doksan ihtimalle kendi öz yavrusunu cariyeye uzatarak tatlı ve kibar sesiyle "boğsunlar ve gömsünler!" diye sakin sakin emir verişini duyar gibi olurum.

    ebem susmuştu. rüzgâr hep pencereleri yumrukluyor ve bir şeyler sormaya, anlıyo- rum ki, kimse cesaret edemiyordu. sobaya odun atmayı da unutmuş olacaklar ki, ateşin söndüğünü ve odanın soğuduğunu birdenbi- re fark ederek "zaten de geç, artık yatmalı!" dediler ve beni de büyük ihtimamlarla yuka- rı götürdüler. lakin hikâyeyi nakil etmeden önce de dediğim veçhile, benim gözlerimi o gece sabahlara kadar uyku tutmadı ve hâlâ muhayyilem, tamamen gizli kalmış ve hiçbir şeyi aks etmemiş olan bu facianın sırlarını ve şenaatlerini keşfe çalışır durur.

    -nahid sırrı örik
    porfiri petrovic 02.04.2026 22:54
  • hikayesi olan şarkılar
    Bekir sıtkı' nın müthiş icrasını bizlerle buluşturduğun için teşekkürler celile.
    porfiri petrovic 02.04.2026 22:53
  • bedri rahmi
    Abidin dino'nun diyişiyle nam-ı diğer "bedros"
    porfiri petrovic 14.03.2026 19:02
  • ellere düş
    https://youtu.be/UoZBowkr8ok?si=1OH22k6GfDRImvpU

    Ellere düş
    Hadi dillere düş
    porfiri petrovic 14.03.2026 19:01
  • korsan kitap
    1984'ü korsan basım olarak okumuştum. Her korsan kitap dendiğinde aklıma o gelir.
    porfiri petrovic 14.03.2026 19:00
  • internette rastgelinen muhteşem videolar
    inanılmaz...

    https://x.com/i/status/2030973747323171284
    porfiri petrovic 09.03.2026 20:53
  • fleetwood mac
    70' lerde ve 80' lerde kasıp kavurmuş ingiliz blues-rock grubu.

    En çok dinlenen, en hit müziklerinden birini aşağıya bırakıyorum:

    https://youtu.be/xwTPvcPYaOo?si=mwZKvlaSTf6zHtpU
    porfiri petrovic 09.03.2026 18:39
  • dürümcü mustafa
    Nuruosmaniye' nin hemen aşağısında bulunan lezzetli urfa dürüm yapan salaş dürümcü. Dürümlerinizi Hemen önündeki taburelere oturup yiyebilirsiniz fakat ben buradan dürümümü kapıp darülfünun bahçesinde yahut gülhane parkı' nda yemeyi tercih ederim.
    porfiri petrovic 09.03.2026 18:32
  • baylan pastanesi
    ilk giride de bahsedildiği gibi kup griyesi' yle nam salmış fakat rokoko gibi nefis bir pastası da olan tarihi pastane. Ayrıca bayramlarda sevgilimle gidip pastalarımızı yiyerek gelenek oluşturduğumuz pastane. Tıpkı pastaları gibi tatlı bir gelenek...
    porfiri petrovic 09.03.2026 18:28
  • fikret mualla
    @2 den de anlayacağımız üzre türkiye her zaman acayip bir ülkeymiş. Fıkra gibi; korkunç bir fıkra.
    porfiri petrovic 09.03.2026 18:23
  • sözlük yazarlarının en sevdiği deyimler
    Gemi azıya almak: söz dinlemez olmak
    porfiri petrovic 24.02.2026 22:20
  • sözlükçülerin favori 90 lar pop şarkıları
    https://youtu.be/1tjIEjXYGFc?si=lmZzZlrOry_aQ41 -

    Devlerin aşkı-seden gürel
    porfiri petrovic 24.02.2026 22:09
  • darülfünunda bugün
    Özlediğimiz başlık. Teşekkürler celile. Fakülteye uğradıkça bu başlığa yazmak evladır.
    porfiri petrovic 24.02.2026 22:06
  • iftar sonrası çöken ağırlık
    Şayet oruca yeni başlıyan bir amatör değilseniz iftarda bir anda çok yememeniz gerektiğini bilirsiniz lakin anlaşılan o ki bilmiyenler var aramızda ve bu kişiler sözlüğün ağır toplarından da olabiliyormuş.
    porfiri petrovic 24.02.2026 21:57
  • sözlük yazarları ne okuyor
    Rahmet yolları kesti 'ye başladım tam şu sıralar.
    porfiri petrovic 24.02.2026 18:53
  • hatırla sevgili
    Engin şenkan, avni yalçın, ayda aksel gibi ustaların ve genç okan yalabık'ın götürdüğü dizi. Başroller (özellikle beren saat) çok eğreti durur dizide. @1 in söylediği gibi belgesel niteliği taşıması ve izleyicilerine siyasi tarihi araştırma merakını aşılaması yukarıda saydığımız isimlerin oyunculuklarıyla birleşince iyi bir dizi diyebiliriz. Çok iyi bir dizi olma potansiyelini harcamış iyi bir dizi. Ayrıca müzikleri çok güzeldir.
    porfiri petrovic 22.02.2026 21:51
  • sözlük yazarlarının en iyi 5 film listesi
    1-the godfather
    2-gizli yüz
    3-fountain
    4-dersu uzala
    5-arkadaşımın evi nerede?
    porfiri petrovic 22.02.2026 21:47
  • sözlük yazarlarının en sevdiği türküler
    Neşet ertaş' tan mühür gözlüm

    https://youtu.be/nuIQNN94MQI?si=Fl7FH1ekgPgGGFzg
    porfiri petrovic 22.02.2026 21:06
  • nazım hikmet
    Dalgaları karşılayan gemiler gibi,
    gövdelerimizle karanlıkları yara yara
    çıktık, rüzgarları en serin
    uçurumları en derin
    havaları en ışıklı sıra dağlara.
    Arkamızda bir düşman gözü gibi karanlığın yolu.
    Önümüzde bakır taslar güneş dolu.
    Dostların arasındayız!
    Güneşin sofrasındayız!

    Dağlarda gölgeniz göklere vursun,
    göz göze
    yan yana
    durun çocuklar.
    Tasları birbirine vurun çocuklar.
    Doldurun çocuklar,
    doldurun
    doldurun
    doldur içelim.
    Başları
    göklere
    atalım
    serden geçelim...
    Heeey, nerden geçelim?
    Yalnayak
    koşarak
    devlerin
    geçtiği
    yerden geçelim.

    Heeey
    hop
    Heeeey
    hep
    birden geçelim
    Doldurun çocuklar,
    doldurun
    doldurun
    doldur içelim.

    Dostların arasındayız!
    Güneşin sofrasındayız!
    porfiri petrovic 20.02.2026 22:11
  • ramazan pidesi
    Kuyruğunda beklemenin zevk verdiği hikaye.
    porfiri petrovic 19.02.2026 18:27
  • fakülteye eşofmanla gelen zırzop
    Fakülteyi geçiyorum tabii bu da önemli de; öğretmenlik yaptığım okulda başka bir öğretmen okula eşofmanla geliyor. ilk gittiğimde beden eğitimi öğretmeni zannettim sonra öğrendim ki sınıf öğretmeniymiş. Acilen bir genelge çıkmalı bu konuda. Ah ah eski askeri türkiye'yi çok özledik.
    porfiri petrovic 19.02.2026 18:26
  • 7 numara
    @1 berat da sonradan adam olmuştur. Hakkını yemiyelim ve dahi hatrına şu parçayı bırakalım:

    https://youtu.be/gzj_YEXcyLk?si=qdJAWNuukG4Fkvek
    porfiri petrovic 16.02.2026 20:50
  • derman arardım derdime
    Ne güzel bir musiki.
    porfiri petrovic 15.02.2026 18:26
  • daha çok